ее случайно не слава зовут?
Давай пак, чего уж там.
>>61494123
Нет.
Оп пик неплох. Выложи пак.
>>61494156
Нахуя выкладывать пак, если профитов никаких?
Мне, может, еще всеединственные и неповторимые паки со шлюхами выложить за раз?
Ты знаешь что делать ОП.
выкладывай пак
>>61494076
Клево, реквестирую пак.
Нет.
>>61494224
Ну охуеть теперь. Говна наверни, юден.
>>61494369
Без проблем.
>>61494323
У меня плечи и то уже.
>>61494224
Не нравится - не дрочи.
Ладно, раз ничего не ожидается, я съебываю. Не ради подрочить начинал все это, лол.
ОП
Видишь, ОП? Зажал пизду /б/рату- тред утонул. Енджой.
>>61494702
Нужна пизда - держи. Её, между прочим. Но я еще так-то полностью не готов, честно говоря. Когда будет полная инфа, я вернусь.
>>61494671
ну в общем да пошел нахуй
>>61494785
Ты что, совсем дурак? Это что блядь такое? Пупок еще кинь, клоун.
0çinde sevgiliden ba_ka hiçbir _ey bulunmayan _u gönlüme yemin ederim senin sevmediklerini ben de sevmem.
• Can1m1 sana feda edemezsem, o can dertsiz kalmas1n, gamdan kurtulmas1n,ba_1ndan bela eksik olmas1n! Gözlerim senin için alam1yorsa, karars1n; hiç bir _ey göremez olsun
• Senden ba_kas1na ümit balarsam, umduum gerçekle_mesin, olmas1n ve ben hayal k1r1kl11ndan kurtulmayay1m. Eer senin için ya_am1yorsam, varl11m senin deilse, ben bu varl11 istemiyorum; y1k1ls1n, gitsin!
• Dünyada hangi güzel, hangi güzellik vard1r ki, senin güzelliinden onda bir par1lt1 bulunmas1n. Senin 1_11n1n vuru_undan ibaret olmas1n. Hangi padi_ah, hangi emîr vard1r ki, senin dilencin, yoksulun olmas1n?
• Gönlümde dü_manlara kar_1, dü_manlara ait bir dilek bulunmas1n. Çünkü benim gönlümde senin r1zan1 kazanmaktan ba_ka bir dilek yoktur.
• Sensiz geçen bir an1 bile kaza edemem. Fakat ne çare ki ba_a gelen senin takdirinden ba_ka bir_ey deildir.
• Ey gönül! Sevgili urunda can1nla oyna, can1n1 ver. Sen kendini çok seviyorsun. Onun üstüne titriyorsun. Titreme; feda et gitsin. Allah sana kafi deil mi?
• Sen kendi üstüne titreme de ba_kalar1 senin üstüne titresinler. Can1n1n üstüne yemin ederim ki, sana senden ba_ka bir dü_man yoktur.
212. Senden ba_kas1n1n elinden yediim helva az1mda m1zrak olur, dama1ma batar.
Mefa'îliin, Pe'ilatiin, Mefa'îliin, Fa'îlün
(c.I, 478)
• 0nat et, huysuzlan! Güzellerin inad1, huysuzluu tatl1d1r, ho_tur. Bahaneler uydur! Güzellerin bahaneleri ayindir.
• Senden zaten vefa beklemiyordum. Çünkü vefas1z olmak, cevr etmek güzellerin huyudur, adetidir, dinidir.
• Azizlerin tertemiz canlar1na yemin ederim ki, senden ba_kas1n1n elinden yediim helva az1mda m1zrak olur, dama1ma batar.
• Binlerce vaatlerde bulun, söz ver; hiç birinde durma! Sözünde durmasan da sen vadettiin için bu öyle bir serapa benzer ki, bu serap, yüzlerce tatl1 suya deer.
• Senin güzel yüzün bir hazine gibidir. Kötü huyun ise o hazineyi bekleyen y1land1r. Hazinen var olsun. Y1lan zaten d1_ar1dad1r.
• Senin akl1ndan geçirip de i_lediin her hilenin deeri binlerce incidir, binlerce la'ldir.
• F1k1h dersi okunan medresede nas1l d1_ar1 at1lma, kovulma sebepleri nizamlara, törelere balanm1_ ise, bil ki a_k medresesinin de kanunlar1 vard1r.
213. A_k bende meydana geldi, geli_ti.
Müfte'ilün, Müfte'ilün, Fa'ilat
(c. I, 516)
• Ey mest bir halde vakitsiz kalkan ki_i! Belli ki sen _arap içmi_sin. Hem de ezel _arab1.
• A_k seni kadeh gibi elimizden ald1 da bar1na bast1.
• Allah'1n hazinesinin mal1 olan her inci, her mücevher senin o la'l dudaklar1nda var m1? Var.
• 0stemiyorduk ama, a_k1n gönül ba1n1 kopard1 da s1çrad1, aleme yay1ld1.
• Gece yar1s1 dilimin ucu ile hafif hafif söylediim o s1r da her tarafa yay1ld1.
• Nas1l ki küçük kurt, tahtay1 kemirirse de tahta içinde kal1r, yine tahta ba_1n1 gösterir, meydana ç1karsa, a_k da bende meydana geldi, geli_ti. Sonra tuttu beni yaralad1.
214. Eer _u dünyada akl1n akl1 olsayd1 bizim hayat1m1z1 görür, _a_1r1r kal1rd1.
Mefa'îliin, Fe'ilatün, Mefa'îlün, Fa'îlün
(c.I, 474)
•A_1k ay gibidir. Y1ld1z1n aras1rida panl par1l parlar, görünür. ^unu iyi bil ki, 1lç1ktan yarat1ld11 halde tecellî ile mest olan Hakk a_11 "ay"a bile k1lavuz olur, yol gösterir.
•A_11n etraf1nda yüz binlerce ham ki_i olsa, benim iki gözümü de balasalar, yine de sana o kalabal1k aras1nda a_11 bulur, gösteririm.
•Yan1ma gel, kula1n1 bana ver de sana baz1 _eyler söyleyeyim. Ama söyleyen ben deilim. Peri yüzlü bir güzel benim az1mdan, dudaklanmdan sana seslenmededir.
•Benim az1mdan konu_an güzel peri k1z1na gönül veren, a_1k olan varl1k da adem'in olu deildir, Havva'dan da domam1_t1r.
•Ay yüzlü güzelimi gören güne_ gibi ate_ler içinde kal1rsa, gök gibi elsiz, aks1z dola_1r durursa buna _a_ma!
•^u dünyada eer akl1n, akl1 ba_1nda olsayd1, kalkar gelirdi. Dünya üzerinde ki acayip hayat1, bo_ yere birbirlerimizle didi_ip durmam1z1 görür de _a_1r1rd1; bu ne biçim hayat derdi?
•Ak1ll1, fikirli adam; gönlün yüzünü gören ki_i, halk1 ça1rmaya lay1k olan can1n kametini duyan ki_idir.
•Akl1n varsa sus, s1r açma. Bizim sevdiimiz peri bizim yan1m1zda bulunmad1kça bizde ak1l, f1kir arama!
215. Senin cefan da _eker gibi tatl1d1r. Onda yüzbinlerce vefa hazinesi vard1r.
Mefa'îlün, Fe'ilatün, Mefa'îlün, Fa'îliin
(c.I, 479)
• Bütün alemin haline gül! Çünkü gülmek senin hakk1nd1r. Dünyada doru görünen her_ey, senin selvi boyunun; eri olan da ka_lar1n1n kulu kölesi.
• Devlet, zenginlik senin ayaklar1na kapan1r, önünde yere ba_ kor. Insanlar da, periler de senin a_k1n1n yolunda ba_s1zd1r, ayaks1zd1r.
• Evvelki gün can1m a_k1n1n tesirine kap1ld1 da gül bahçesine gitti. Fakat seni orada göremedi. Birazc1k oturdu, sonra kalkt1.
• Akar su gibi secdeler ederek gül bahçesinden d1_ar1ya ç1kt1. "Kendi asl1 olan zevalsiz mutluluk 1rma1 nerede?" diye aramaya koyuldu.
• Gönül ehli olan uyan1k ki_i! Gönlümden senin hikayeni duydular da hepsi birden: "Bu da bizim dilberimizin sarho_u!" diye nara atmaya ba_lad1lar.
• Insanlar da, periler de ba_1ma topland1lar; bana: "Senin nefesin seher rüzgar1na benziyor, esip geldiin doudan bize bilgiler ver. dediler.
• Senin cefan, _eker gibi tatl1d1r. 0 ne güzel cefad1r ki, onda yüzbinlerce vefa hazinesi vard1r.
^ekil, süret noksanla_1rsa mana azalmaz. Çamurdan yaratt11 insana arslan gibi kuvvet vermemi_, kaplana verdii kürkü giydirmemi_ ama, yaratt11 canl1lar1n hiç birisine vermediini insana vermi_tir. însana kendinden vas1flar vermi_tir. Lutuflarda, ihsanlarda bulunmu_tur. Bunlar anlat1lamaz ki!
• Sen _imdi cana dikkat et; kendisi ötelerden gelmi_ ilahî bir varl1k olduu halde, balç1ktan yarat1lm1_ beden hapishanesine at1lm1_. Pislikler içinde kalm1_t1r. Fakat onun, yani rühun, can1n hapiste olu_undan, pislikler içinde bulunu_undan haberi bile yoktur.
228. Beden Hakk'1n güne_inin yere serdii gölgeye benzer!
Fa'ilatün, Fa'ilatün, Pa'ilatün, Fa'ilat
(c.I, 398)
• Görmüyor musun? Bütün ebrar, ermi_ ki_iler; "Rableri onlar1n susuzluunu giderir" _arab1yla mest olmu_lar. Hakk'1n zevali olmayan güzelliinden yedi kat gök de, be_ duygu da, dört unsur da hepsi, hepsi mest olmu_lar, kendilerinden geçmi_lerdir.
"0nsan Suresi 76/21. ayetten iktibas var: "Cennet ehlinin üstlerinde ye_il ipekten ince ve kal1n giysiler var. Gümü_ten bilezikler takm1_lard1r. Rableri onlara tertemiz bir içki içirmi_tir."
• Gayb aleminden beliren, ortaya ç1kan _u k1yamete bak! Cebbar'1n _arab1 ile küp de, testi de, havuz da, cennetteki Kevser 1rma1 da mest olmu_lard1r.
• Beden Hakk'1n güne_inin yere dü_ürdüü gölgeye benzer. Bu yüzdendir ki o, bir gölge varl1k olarak yeryüzünde sürünmektedir. Halbuki Hakk a_1klar1n1n tertemiz canlar1, k1y1lar1nda 1rmaklar ak1p duran a_k cennetinde mest olmu_lard1r.
• Cenab-1 Hakk'1n yaratma gücü, san'at1, güzellii eserlerinde tecellî ettikçe,iki alem de Hz. Musa gibi zerre zerre mest olmu_, kendinden geçerek bay1lm1_t1r.
• Mest olmu_ ki_ilerin isteklerinden ve "Beni göremezsin!" cevab1ndan ötürü Ahmed-i Muhtar (s.a.v.)'in vücudundaki her k1l _efaat etmek için mest olmu_tur.
• Ey M1s1r'1n Yusufu! Gayb aleminden ba_1n1 ç1kar da _u M1s1r'a bir bak! ^ehir karga_al1k içinde. Çar_1da, pazarda hepsi mest olmu_lar.
• Karde_im, eer söyleyebilsem; _u _a_1lacak _eyden bahsedebilsem sen de _a_1r1r kal1rs1n. Ar_ da mest olur, kürsü de, gökler de mest olur!
229. Can1m, gönlüm rahatt1r, huzur içindedir. Çünkü can1m da, gönlüm de odur!
Müfte'ilün, Fa'ilat, Müfte'ilün, Fa'ilat
(c.I, 464)
• Benim a_ktan ba_ka i_im gücüm yok. I_ yerim de odur, i_im de odur. Hep söylüyorum, durmadan söylüyorum. Çünkü sözümü beenen odur.
• Söyleyen bir dudu ku_uyum. Çünkü _ükür yurdum odur. Durmadan öten bir bülbül oldum. Çünkü gülüm de, gül bahçem de odur.
• Meleklere doru kanat ç1rpmaday1m. Çünkü benim kolum, kanad1m odur. Ba_1m1 göe vurmaday1m. Çiinkü ba_1m da, sar11m da odur!
• Can1m ve gönlüm rahatt1r, huzur içindedir. Çünkü can1m da, gönlüm de
odur! Kervanba_1m olduu için kimse benim kervan1m1 vuramaz. Kervamm emindir.
• Beden evim neden halk1n secde ettikleri yer haline geldi? Çünkü gece gündüz benim kap1mda da o var, duvar1mda da o var
• Gönlüm onun elinden ba_kas1na el vermez! Çünkü dertli gönlümün gam1n hekimi odur!
• Biri bana; "Sus! Senin sözün ne bitmez, tükenmez sözdür." derse, ben de la derim ki: "Azizim! Ben ne yapay1m? Benim çok söylemem .de odur! ondan ibarettir."
230. Güzeller güzeli padi_ah yüzünü açm1_, yaratt11 eserlerde kendini gösteriyor!
Müfte'ilün, Fa'ilat, Müfte'ilün, Fa'ilat
(c.1, 461)
• Güzeller güzeli padi_ah yüzünü açm1_, yaratt11 eserierde kendin1 gösteri-or. Fakat onu görecek göz nerede? Padi_ah1n _arab1 güllerle, nesrinlerle opdolu. 0 _arab1 güllerin, nesrinlerin kadehinden kim içecek?
• Nurlar saçan güne_in nüruna kar_1 durmadan dönüp duran kimdir? Yani bizim güne_imiz de, gökler de, göklerde bulunan say1s1z y1ld1zlar da hakîkat güne_inin a_11 olduklar1 için, O'nun etraf1nda hiç durmadan dönmektedirler.beden bulutunun ötesinden doacak ay kimde var? Kim kendinde bulunan1 bulabilir?
• Padi_ah1n yüzünün güzelliinden her an bir güzel mekans1zl1k aleminden ba_1n1 ç1kar1r da der ki: "Kimde nikah paras1 var? Benimle kim evlenebilir?"
• A_k deryas1n1n k1y1s1nda çe_itli renklerde güzel su ku_lar1 var. Onlar1 avlayarak gönül, onlar1 yakalayacak _ahin, doan ku_u nerede?
• 0_te a_k buraklar1 _urada onun çay1rl11nda otlamaktad1rlar. Fakat onlara ula_maya imkan yok! Onlara vurulacak eyer kimdedir?
• Gümü_ bedenli a_k güzeli geldi, gönül çad1r1na girdi. Fakat o gümü_ renkli bedenli dilbere lay1k, lekesiz, parlak alt1n yüz kimde var?
231. K1rm1z1 bir gül ol da elden ele dola_!
Müfte'ilün, Müfte'ilün, Pa'ilat
(c.I, 510)
• Kara toprak içinden ç1k1p geldii halde, getirdii ho_ koku ve güzel renkle biz gafillere Hakk'1n lütfunu, ihsan1n1, yaratma gücünü belgeleyen k1rm1z1 bir gül ol da elden ele dola_! Kederli, dertli insanlara, hayat1n ac1l11n1 unutturmak için _arap ol; onlar1 mest et!
• Sevgiliye gitmek için yola ç1kt1m. K1skançl11n yolumu kesti; "Git, git, sana yol yok!" dedi. Fakat merhametin; "Gel, gel, yol aç1k!" diye seslendi.
• Senin lütfun bir deryad1r. Ben de onun içindeki bal11m. Fakat k1skançl11n orada da kar_1ma ç1kt1. Beni olta haline getirdi. Ben olta oldum!
• Ben senin a_k1n1n oltas1na dü_tüm. Yaraland1m. Fakat gam yemiyorum. Çünkü senin merharnet merhemin yaral1lar1 aray1p durmada.
• Ey bana nefsimden de yak1n olan aziz varl1k! Ben senin yan1nda ancak ha-fif hafif nefes al1r1m. Yava_ yava_ konu_urum.
• Yüsuf bir tanedir, kurtlarsa yüzlercedir. Fakat Yakup lutf etti, duas1 ile Yüsuf kurtuldu.
232. Gönülde binlerce zevk u safa kap1s1 aç1ld1.
>>61495046
Держи. Но я не хотел это кидать. Слишком мерзко.
A_1klar1n gözya_lar1ndan nergisler biter, güller açar. Nergisleri toplay1p demet yapan ki_i sadece bir i_ ba_arand1r.
• îsterse karanl1k olsun, ayak, kendi ayakkab1s1n1 tan1r. Gönül de zevk yolu ile ula_t11 menzilin hangi menzil olduunu anlar.
• Akl1n1 ba_1na al da, maddenin hüküm sürdüü, imans1zl11n artt11 _u tüfanda gönle gir ve kendini Nuh'un gemisine at! Menzil korkulu, ama ey karde_, senin gönlüne korku girmesin! Allah seni korusun!
• Sana yap1lmas1n1 istemediin _eyleri, sen de ba_kas1na yapma! Çünkü _u huy dedikleri, tabiat dedikleri sende de var!
• Her sözü duymamak için kula1na pamuk t1ka! Çünkü sen, tertemiz cans1n. Kötü sözlerden kirlenmeyesin!..
• Hakk'a yakla_mak istiyorsan ariflerle dü_ kalk! Hakk'a kavu_may1, Hakk'a kavu_mu_ ki_ilerden iste!
242. Güzel hayalin, gönüller mahallesinden geçerken gönül;
"Can nerede?" diye kap1ya ko_ar.
Mefulü, Fa'ilatü, Mefa'îlü, Fa'ilat
(c.1, 450)
• Senin yüzünü görmek bize hayatt1r. Ya Rabbî! 0 güzel yüz, bugün ne kadar da güzel, gönül al1c1 bir hale gelmi_, ne kadar da güzelle_mi_.
• Bugün yüzünde ba_ka bir güzellik var. Bugün ç1lg1n a_1k ne yaparsa yeridir, dorudur.
• Dün bana öüt veren ki_i, bugün senin yüzünü gördü de geldi benden özürler diledi.
" Fuzulî merhum bir beytinde _öyle söyler:
"Deildim ben sana mail, sen ettin akl1m1 zail,
Bana ta'n eyleyen gaf1l, seni görgeç utanmaz m1?"
• Seni bu iki gözle görmem kafi deil! Seni görmek için yüzlerce göz borç almam gerekmektedir. Bu gözleri kimden borç alabilirim? Seni görmee lay1k göz kimde vard1r?
• Sana "be_er" (=insan) desem, seni insan olarak gördüüm için a_ktan utan1yorum. Güzelliine hayran olup da sana ha_a "Allah" desem, fanî bir varl1a Allah dediim için Allah'tan korkar1m.
• "Gölge aaçtan ayr1d1r" diyen ki_inin körlüüne ramen senin güne_inin meydana getirdii gölgede dola_1p duruyorum.
• Senin güzel hayalin gönüller mahallesinden geçerken gönül heyecana kap1l1r da; "Can nerede?" diye ba1rarak yal1nayak kap1ya ko_ar. Senin hayalin gönlün can1 olursa, acaba sen kendin kimin can1 olursun; ey sevgili!...
• Yeryüzü senin ay gibi parlak ve güzel olan yüzünden öyle acayip bir nür al1r, öyle ayd1nlan1r ki; sanki gökyüzü olurda orada binlerce zühre y1ld1z1, binlerce güne_ parlar.
• Sevgilim, göklerin "0 ay yüzlü güzel vefas1zm1_" dememeleri için, ne olur gönül penceresinden ba_1n1 ç1kar da bir bak! Güne_ gibi nürlar saç! Her taraf1 ayd1nlat!
243. 0 güzellii görünce hayranl1ktan az1m aç1k kald1.
Mefülü, Pa'ilatii, Mefa'îlü, Fa'ilat
(c.I, 449)
• Sevgili; rühun yüzü çok güzeldir, çok parlakt1r ama; senin yüzündeki güzellik büsbütün ba_ka güzelliktir.
• Ey y1llarca rühu, ruhun güzelliini, vas1flar1n1 medheden! Bana bir s1fat göster ki, o s1fat, ruhun zat1na uygun olsun.
• Onu hayal etmek gözdeki nüru art1r1r. Fakat göz onun kendisini görünce nur art1ran hayali vuslata kar_1 pek sönük, pek zavall1 kal1r.
• 0 yüzü, o güzellii görünce hayranl1ktan az1m aç1k kald1. Her an dilimde, gönlümde; "Allah'1m, sen pek büyüksün. Allah'1m, sen ne güzeller yarat1yorsun?" diye o yüce yarat1c1ya sena var!
• Gönlüm senin havanda, senin sevginde yer edinen, oradan bir türlü ayr1lmayan bir göz oldu. Oh, o sevgi ne kadar da ho_! 0 sevgi, gözü de, gönlü de beslemede, olgunla_t1rmadad1r.
• Sen art1k ne hüriden bahset, ne aydan, ne ruhtan, ne de periden. Çünki bunlar1n hiç biri ona benzemezler? 0 büsbütün bamba_ka bir güzeldir.
• Senin a_k1n1n yapt11 i_, kölesini ok_amakt1r. Lütuflarda bulunmakt1r. Yoksa 0 a_ka lay1k gönül nerede bulunur!
• B1r gece bile olsa senin havana kap1l1p, seni hayal ederek uyumayan gönül, karanl1k gece içinde nürlu bir gündüz meydana getirir. Hava onun nüru ile 1_1klan1r, apayd1n olur.
• Murad1ndan, isteinden geçen, sana mürid olur. Istemeden, dilemeden is-teini bulur, dileine eri_ir.
• Bu a_k ate_ine dü_üp yanan, yak1lan cehennemlik ki_i, kevsere dü_mü_tür. Çünkü ey sevgili, senin a_k1n kevserdir.
• Ayr1l11n1n ac1s1 ile içim yan1yor. Elimi çaresizlikten ba_1ma vurup duruyo-rum. Ama sana kavu_mak, seninle bulu_mak ümidi ile aya1m yere basm1yor.
244. Rahattan, 1zd1raptan, benlikten kurtulmad1kça
Sadan, soldan çeki_tirmeler, ay1plamalar duyulsa bile gönlünü bir güzele kapt1rm1_ olan ki_i a_k1ndan dönmez!
• A_k yüzünden k1nanmak, ay1planmak nas1l bir adet ise, a_11n kula1n1n sa1r olmas1 da bir adettir.
• A_k urunda iki dünyan1n y1k1lmas1, viran olmas1; asl1nda mamur olmakt1r, yeniden yap1lmak, meydana gelmektir. A_k urunda, a_k yolunda bütün faydalardan vazgeçmekte fayda vard1r!
• Hz. îsa dördüncü kat gökten; "Haydi ey a_1klar, elinizi, az1n1z1 y1kay1n1z! Gök sofras1 kuruluyor. Manevî yemekler yeme zaman1 geldi!" diye ba1r1yor.
• Yürü! Yokluk meyhanesinde sevgiliye kar_1 yok ol! Nerede iki sarho_ varsa, orada kavga ve gürültü vard1r.
• Sen _eytanlar1n bulunduu yere; "Yard1m, yard1m!" diye gelip giriyorsun. Akl1n1 ba_1na al da yard1m1 Allah'tan iste! Buradakilerin hepsi de insan _eklinde birer _eytan, birer ifrittir.
• 0 kadar çok mana _arab1 iç ki, mest olas1n da dedikodudan kurtulas1n. Sen a_1k deil misin? A_k da bir meyhane deil mi?
247. Sevgili dedi ki: "Zerre zerre bütün dünya bana a_1kt1r."
Mef'fllü, Fa'ilatii, Mefa'îlü, Pa'ilat
(c,I, 448)
• Bugün sevgiliyi görme, onunla bulu_ma günü! Bugün en büyük güne_in doduu gün!
• Hüriden, aydan, ruhdan, periden hiç bahs etme! Bunlar1n hiç biri bizim sevgilimize benzemez! Bizim sevgilimiz bamba_ka bir _ey!
• Kim onun yüzünü görüp harap olmad1 ise o insan deildir! Cans1z kayad1r, mermerdir!
• Onun a_k1ndan, ate_inden haberi olmayan mümin, a_k yoluna dü_mü_, Hakk a_1klar1n1n gözlerinde kafirdir!
• Rühu'l-Kudüs kap1n1n halkas1n1 çald1. Ay yüzlü sevgilim; "Kap1y1 çalan kimdir?" diye seslendi. 0 da; "Kap1daki senin eski kulun, eski kölen!" diye cevap verdi.
• Sevgili; "Yan1nda kim var? Bu kap1ya kiminle geldin?" diye sordu. Ruhu'l Kudüs de; "Yan1mda senin a_k1n vard1." Sevgili; "A_k nerede?" dedi. 0 da;"A_k gönlümde." dedi.
• Sevgili dedi ki: "Zerre zerre bütün dünya, bana a_1kt1r. Sen yürü git! Getirdiin meta', mal bizce pek deersiz bir _ey."
248. Gönlündeki gamlar1 sil süpür! Oras1 tertemiz olsun!
Çünkü gönül dostun hayalinin evidir.
Mef'fllü, Fa'ilatü, Mefa'îlii,
(c.I, 447)
• Ey gül senin çok nazik bir yana1n var! Fakat bu kadar nazik olduu halde yana1n1 sevgilinin yana1na sak1n koyma! Onu incitirsin. Çünkü onun yana1 senin yana1ndan daha naziktir.
• Hatta ey gül, gönlünde bile onun nazik güzel yana1n1, kendi yana1na koymay1 hayal etme. Çünkü yana1n1 yana1na koyunca gönülde olduu için senin gönlündeki a_k s1rr1m anlar. Gönüller alan dost pek naziktir.
" Gül yanaklar1n hayalen bile incinmeleri bendenize Nedîm'in _u beytini hat1rlatt1:
"Buy-1 gül taktîr olunmu_ naz1n i_lenmi_ ucu,
Birisi hoy, birisi destimal olmu_ sana sevgilim!"
(Gülün kokusu imbikten geçirilmi_, naz1n ucu i_lenmi_, imbikten geçirilen gül kokusu sana ter olmu_. Naz denilen manevî varl1k da sana mendil olmu_.)
• Arzu, istek haddi a_1nca gizlice kimseye belli etmeden ona secde et! Fakat fazla da üstüne dü_me. Çünkü o pek incedir, pek naziktir.
• Eer sen kendinden geçmi_ isen, zaman kayd1ndan da kurtulduun için bütün vakitler senindir. Senin vaktindir. Fakat kendinde isen vaktini bil bekle! Çünkü pek incedir.
• Gönlündeki gamlar1 sil, süpür! Oras1 tertemiz olsun. Çünkü gönül onun hayalinin evidir. 0 güzelin hayali ise pek incedir, pek naziktir.
• Günün birinde gülün gölgesi dostun hayaline dü_tü de, dosta öyle bir i_ etti ki, gerçekten de bu çok ince bir i_tir.
" Hz. Mevlana'n1n: "Gülün gölgesi dostun hayaline dü_tü." m1sra'1 eski _airlerimizden Nailî-i Kadîm merhumun _u beytini hat1rlatt1:
"Gül hare dü_tü, sîne-fikar oldu andelip,
Bir hare bakt1 bir güle zar oldu andelip."
(Gül dikenin üstüne dü_tü. Bu yüzden bülbülün gösü yaraland1. Bülbül bir güle bakt1, bir de dikene, feryada ba_lad1."
249. "Ney"in sesi kendinin deildir.
Ona üfleyenin "ney"den duyulan nameleridir.
Mef'dlü, Pa'ilatii, Mefa'îlü, Fa'ilat
(c.1, 444)
• Sakî _arap getir! Günler pek ho_, pek güzel! Bugün _arap içmek, sohbet ota1 kurmak, gönülde a_k ate_ini uyand1rmak günü! Onu manen bulmak, ona hayran olmak günü.
• Sakî nazik, _arap latif, günler deerli, _erefli günler! Meclis gökyüzü gibi ayd1nl1k, sevgili de ay gibi giizel!
• Ney sesini dinle! Asl1nda o ses ney'in deildir. Ona üfleyenin duygular1n1n ney'den duyulan nameleridir. Sen a_k _arab1n1 içmee bak! Gam kendi derdine dü_mü_, ç1rp1n1p duruyor.
• Bugün tövbeden ba_ka bozulacak bir_ey yok! Bugün sevgilinin saç1ndan ba_ka da1n1k, peri_an bir _ey yok!
""Baz1 ariflere göre insan1n "Ben bu i_i bir daha yapmayaca1m" diye tövbe etmesi, kendinde bir varl1k, bir benlik duymas1n1n neticesidir. Bu davran1_ ( Allah'dan ba_ka fail yoktur.) inanc1na ayk1r1d1r. Bu sebeple "Tövbeden de tövbe etmek gerekir" demi_lerdir. Ama bu demek deildir ki, ne yaparsan yap bu senden deildir, Hakk'tand1r. Bu görü_ Cebriye görü_üdür. Islamî deildir. Çünkü insan cüz'î iradesini kullanarak suçu bir daha i_lememeye tövbe ederek Hakk'1n yard1m1 ile kendini iyiye götürebilir. Mevlana "Bugün tövbeden ba_ka bozulacak bir _ey yoktur!" demekle bu inanca i_aret buyurmaktad1r.
• Bütün dünyan1n heves ettii, a_k1na kap1ld11 o güzel, balç1ktan yarat1lm1_t1r. Fakat o, gizli olarak Hakk'1n kudreti, yaratma gücü, san'at1 ile süslenmi_tir.
• Bugün ba_ka türlü bir gün, bugün nerede bir ölü varsa canlan1r, dirilir. Bugün kör bile ba_ka bir göze sahip olur.
• Nice beden vard1r ki, toprak esiridir, mezarda çürümee mahkumdur.Fakat gönlü gökyüzünde emîr nice tohum var ki, toprak alt1na dü_mu_, ondan biten aaç yücelmi_, boy atm1_.
• Gönlü mücevher, inci hazinesi olan bir varl1k nas1l olur da kirli toprakta ya_ar? Sevgilisini bar1na basm1_ olan bir ki_inin nas1l olur da gönlü daral1r, s1k1l1r?
250. Benim "A_1kl1k"tan ba_ka bir i_im yok!
Müfte'ilün, Müfte'ilün, Fa-ilat
(c.I, 505)
• Benim a_1kl1ktan ba_ka bir i_im yok. Ben a_11m, a_1kl11 bir suç saym1yorum. Ve a_1k olduum için de utanm1yorum.
• Sen _u a_k denizinin içinde ne kadar da deerli bir incisin! Senin yüzünden dalga gibi karars1z1m, ç1rp1n1p duruyorum.
• Ben _imdi senin a_k denizinin k1y1s1nda oturup duruyorum. Her ne kadar benim gönül denizimin k1y1s1 yoksa da, ben a_k denizinin k1y1s1n1 seviyorum, o k1y1n1n sarho_uyum.
• Senin a_k1n1n _arab1 bana gökyüzünden gelmektedir. Bu sebepledir ki, yeryüzünde üzümleri s1karak _arap yapanlara benim minnetim, ihtiyac1m yoktur.
• Senin a_k _arab1n da1n bile sükünetini giderir, onu oynat1rken; benim vakar1m yoksa, ben yerimde duram1yorsam beni k1nama, ay1plama!
• Sevgilim ben senin oturduun mahalleden bir türlü vazgeçemiyorum. Ne olur, bana mahallende bir ev tut!
• Sen güzelliin ile, e_sizliin ile dünyan1n kutbusun. Herkes yüzünü sana doru çevirmi_, seni görmek istemektedir. Benim de senin çevrende dola_maktan ba_ka bir i_im yok!
• Benim akrabam, yak1n1m, e_im, dostum hep a_ktan doan ki_ilerdir. Bunlardan daha güzel yak1nlar1m, daha ala soyum, sopum yoktur!
• Iki dünyadan da üstün, iki dünyadan da deerli ne vard1r? A_k _ehri vard1r. Benim bundan daha iyi bir _ehrim, daha iyi bir diyanm yoktur!
251. Allah'1m; bedenimizde bir tek damar bile yoktur ki senin emrinle atmas1n.
Müfte'ilün, Müfte'ilün, Fa'ilat
(c.I, 506)
• Allah'1m; _u dünyada senin emrine boyun emeyen; kul, köle olmayan var m1d1r? Senin lütuflar1n1, ihsanlar1n1, güzelliklerini görüp de hayran olmayan, mest olmayan var m1d1r?
îlkbahar gelince gül uykudan uyan1r, k1rm1z1 elbiseler giyer. Ben güle o elbiseleri kimin giydirdiini biliyorum.
• Bahar gelince söütler de uyan1r, yaya olarak gelirler, 1rma1n kenar1nda namaz k1lacaklarm1_ gibi saf haline girerler. Onlar da bütün varl1klar gibi kadere boyun emi_lerdir. Kaza ve kader neyi takdir etmi_se ancak onu yaparlar.
• Süsen k1l1c1n1 çeker, yasemin sipere girer. Her biri sava_ tekbirini getirirler.
• îlkbaharda k1rm1z1 elbiseler giyerek süslenen gül, kendini beenir de o aciz bülbüle neler eder, neler eder!
• Bahçe gelinlerinin herbiri, bahçede bulunan bütün çiçekler; "0 vefas1z gül bize i_aret ediyor!" derler.
• Burada a_1k bülbül de seslenir, der ki: "Bak1n arkada_lar, ba_s1z ve ayaks1z gibi olan ben zavall1ya gül ne cilveler yap1yor?"
• Bu hali gören ç1nar alayarak, inleyerek el kald1rm1_t1r. Dua etmektedir. Ne dua ettiini ben sana söyleyeyim.
• Goncan1n ba_1 ucunda durup ömrün az olduundan _ikayet eden kim? Menek_enin s1rt1n1 iki büklüm eden kim? Sana anlatay1m.
• Sonbahar balara, bahçelere çok cefalar etti. Ama _imdi dikkat et de bak! îlkbahar ne vefalar etmede.
• Sonbahar1n yamalay1p götürdüü her _eyi ilkbahar birer birer geri vermede.
• Gülü de, bülbülü de, bahçe güzellerini de hat1rlamak, onlardan bahsetmek birer bahanedir. Neden bunu yap1yorlar? Neden güllerden, bülbüllerden, bahçe güzellerinden söz aç1yorlar da, onlar1 yaratandan söz açm1yorlar.
"Hz. Mevlana bir ruba'îsinde _öyle buyurur:
Ba. gül, bülbül, güzeller hepsi birer bahanedir.
Bunlar1n hepsinden maksat odur "
• Bu hal a_k1n gayretinden, k1skanmas1ndand1r. Yoksa, dil Allah'1n inayetlerini, ihsanlar1n1, lütuflar1n1 nas1l anlatabilir?
260. Kendini nas1l, niçin, neden dikenliinden kurtar1rsan ona kavu_ursun.
Mefa'ilün, Fe'ilatün, Mefa'îlün, Fa-îlün
(c. II, 959)
• Gönlünü dünya gam1ndan ay1rabilirsen, beka ba1nda, ölümsüzlük ba1nda ne_elenmene, safa sürmene imkan vard1r.
•Riyazet suyu ile y1kan1rsan bütün gönül kirlerinden temizlenirsin.
• Hevesler ve nefsanî istekler menzilinden bir iki ad1m ilerlersen, _eref ululuk haremine konabilirsin.
• Ey gönül! Manalar denizinde bulunan o e_siz inciye, deer bak1m1ndan paha biçemezsin.
• Himmet eder de, bu toprak dura1n1 (yani dünyay1) kendine mekan edinmezsen yücelerin yücesinde, ötelerin ötesinde, mana aleminde kendine bir yer edinirsin.
• Yaln1z ba_1na oturup ba_1n1 önüne eer de dü_üncelere dalarsan, geçmi_ zamanlardaki hatalar1n1, yanl1_ görü_lerini anlar da onlar1 düzeltebilirsin.
• Fakat bu yola dü_enlerin vas1flar1 uyuyup kalmak deil, çevik davranarak, acele ederek i_leri yoluna koymakt1r. Sense bu cihan1n nazenînisin. 0 çeviklii nas1l elde edebilirsin?
• Sen ne ecelin elini aya1n1 balayabilirsin, ne de dünyan1n renginden, kokusundan, nimetlerinden vazgeçer, kendini kurtarabilirsin.
• Eer sen bu alçak nefisle, benlikle sava_abilirsen; gönlün, can1n Rüstem'i, kahramanlar kahraman1 olursun.
• Eer a_k derdine tutulursan, eer yarat1c1ya a_1k olursan, imtihan için onun verdii belalara sabredersen; o zaman gönlün huzura kavu_ur.
• ^u anda; nas1l, niçin, neden dikenliinden kendini kurtarabilirsen ona kavu_ursun. Daha dünyadayken cennette ya_amaa ba_lars1n.
261. Sürgün olarak geldiiniz bu dünya gurbetinden sefere ç1k1n!
• A_k benim uykumu ald1 götürdü. Uyku da a_k1 götürdü. Zaten gerçek a_1k , uyuyamaz. A_k can1 da, akl1 da yar1m arpaya bile almaya tenezzül etmez.
• A_k kana susam1_ siyah bir arsland1r! 0 a_1klar1n gönül kan1ndan ba_ka bir _ey içmez!
• A_k sevgi ile sana yakla_1r, seni tuzaa dü_ürür. Sen onun tuza1na dü_ünce o senden uzakla_1r. Uzaktan senin halini, ayr1l1k ate_i ile yan1_1n1 seyre ba_lar.
• 0 çok güçlü, çok kuvvetli bir emîrdir, korku nedir bilmez. î_kenceler yapar. Suçsuz olduun halde seni ezer, h1rpalar durur.
• A_k1n eline avucuna dü_en, bulutlar gibi alar, gözya_lar1 döker. Fakat onlardan uzak duran da as1k suratl1, duygusuz, souk bir ki_i olur. Kar gibi donar, buz kesilir.
• A_k her an binlerce kadeh _arap içer, sonra o kadehleri k1rar, döker. Her an binlerce kat elbise diker, sonra onlar1 y1rtar, atar!
• A_k binlerce gözü alat1r, sonra da alatt1klar1n1 güldürür. Binlerce ki_iyi alat1p inleterek öldürür de hepsini bir sayar.
• Zümrüd-i anka Kaf da1na doru ho_ça uçar gider. Ama a_k tuza1n1 görünce art1k uçamaz olur. Gelir, a_k1n tuza1na dü_er.
• A_k1n balan ile balanan ki_i hile ile yahut i_i delilie vurarak, o balardan kurtulamaz. Onun tuza1na dü_mü_ olan hiç bir ak1ll1 akl1 fikri ile bir çare bulup halas olamaz.
• Onun yüzünden akl1m peri_an, darmada1n. Yoksa onun yapt1klar1n1, tuttuu yollar1, ettii i_leri bir bir sayar, döker, sana gösterirdim.
• A_k1n arslanlar1 nas1l avlad11n1, onlan nas1l yakalad11n1, onlara neler ettiini sana gösterirdim.
>>61495107
Дай оп пик без звезд.
^emseddin'den yine ilkbahar1n sesleri, ilkbahar sevinçleri, zevkleri, safalar1 geliyor. Kadehlere dökülen _arab1n ç1kard11 ne_eli sesler, ye_illiklerden bayg1n nameler geliyor.
• Gönlüm sevinçten, sakînin verdii ne_elerden dolup ta_1yor. Onun visali kucak aç1nca, kucakla_mak zaman1 geliyor.
• Gönlümün güvercini yine av avlamak için uçtu. Onun avdan dönüp geli_i ne mutlu and1r.
• Davet davulunu çal1p duruyorum. Sevgilim duyarsa gelir de, _u sararm1_ yüzüm yüzbinlerce defa güzelle_ir.
• Madem ki güzellik saltanat1 geldi. Ay yüzlü sevgilimin yüzüne yerle_ti. Bu durup dinlenmeyen gönlüme o yüzden rahatl1k gelecei umulur.
• Gül bahçesi aç1l1r saç1l1r da _u dikenin kuca1na gelir diyorum. Bu hevesle yüreimin çarp1nt1s1 duruyor, heyecan1m yat1_1yor.
• Bir gün olup da o k1v1lc1mlar saçan kadeh, yine elime geçerse art1k bana bu mahmurluktan gam yoktur.
268. Dünyaya gönül veren bir zavall1 bir hayal yüzünden hayale döner.
Fe'ülün, Fe'ülün, Fe'ulün, Fe'ül
Суп бе.
Есть несколько интим фоток одной малолетней шлюхи. Какие профиты можно извлечь?
Историю про неё писать?
Если анон заинтересуется, выложу весь пак, а также всю инфу о ней. Шлюха, кстати, так себе